24 Nisan 2018 Salı


MAAŞ HACZİ NEDİR?

TANIM: Maaş haczi 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 83.maddesi uyarınca yapılan bir icra işlemidir. Maaş haczi kişinin düzenli olarak çalışma karşılığı işyerinden almış olduğu ücretin belirli bir kısmına icra kanalı ile el konulmasıdır.
1-) Maaş haczi konulması için öncelikle bir icra takibinin açılması ve icra takibinin kesinleşmesi gerekmektedir. İcra takibi kesinleştikten sonra UYAP sistemi üzerinden SGK sorgulaması yapılarak kişinin çalışıp çalışmadığı tespit edilir. Kişinin çalışıyor olması durumunda alacaklı vekilinin talebi ile işyerine icra müdürlüğü tarafından gönderilecek bir tebligat ile işçinin maaşına haciz konulması işvereninden istenir.
Maaş Haczi İİK 83 Maddede “Kısmen haczi caiz olan şeyler” başlığı altında düzenlenmiştir. Madde başlığından da anlaşılacağı üzere kişinin rızası olmadan maaşının ¼ ünden fazlası hiçbir şekilde kesilemeyecektir. Uygulamada maaş haczi diğer tüm hacizler gibi icra dosyasının kesinleşmesinden sonra konulabilir. Maaş haczinde en önemli husus borçlunun rızası olmadıkça maaşının en fazla ¼ ü kesilebilecektir. Borçlunun rızası var ise maaşın tamamı da haciz edilebilir.
Uygulamada maaş haczi ile ilgili birçok sıkıntı yaşanmaktadır. Bunların başında da emekli maaşı ve emekli maaşına haciz konulup konulamayacağı tartışmaları gelmektedir. Kanunun eski halinde kişinin emekli maaşına da haciz konabiliyordu. Bu konuda doktrinde çok farklı görüşler olsa da kanun değişikliği sonrasında emekli maaşları “Haczi Kabil Olmayan” mallar kısmında sayılarak haczedilemez durumu gelmiştir. Kanundan önceki dönem de emekli maaşlarında haciz yapılmış kişiler bu haczi İcra Mahkemesine açacakları bir dava ile rahatlıkla kaldırabilirler.
Uygulamada maaş hacizlerine yönelik yaşanan bir sıkıntı da prim ve fazla mesai ücretleridir. Öncelikle kısmi haczedilebilirlik kuralı sadece maaş için geçerlidir. Maaşların ferileri olarak ödenen “Prim” ve “Fazla Mesai Ücretleri”nin tamamı haczedilebilir. Ayrıca çalışanların işyerinden almış oldukları “kıdem tazminatı”, “ihbar tazminatı”, “emekli ikramiyesi” de tamamı haczedilebilecek mallardan sayılmaktadır.
2-)İşveren işçinin maaşına haciz koymak ve kesinti yapılan bedeli icra dairesine ödemek zorundadır. İşveren maaş kesintisini yapmaz ise alacaklının talebi doğrultusunda bu bedel işverenden haciz yoluyla alınabilecek ve işveren hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulabilecektir.
İşveren, icra müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere üzerine ilk ödeme döneminde gerekli kesintileri yapıp 1 hafta içinde icra müdürlüğünün hesabına dosya numarası vs. bilgileri içerir şekilde yatırmalıdır. (İcra İflas Kanunu 355. md.)İşveren tarafından yukarıda bahsedilen kesintilerin hiç veya gereği gibi yapılması halinde ; gönderilmesi gereken paranın işveren uhdesinde olduğu kabul edilir ve o miktar kadar icra dosyasında borçlu olarak kabul edilir.İşveren resmi yazının gereği yapmaması halinde kendisi de göndermediği kısımlar kadar borçlu olur ve haciz işlemlerine muhatap olabilir.Bu konu hakkında Yargıtay kararlarında tekiden sonra muhtıra gönderilmesi ve buna da cevap verilmemesi halinde dosya borçlusu olunacağı belirtilmişse de uygulamada SGK dökümü için müzekkere yazılması yada haciz ihbarnamesi gönderilmesi gibi değişik uygulamalar görülmektedir.
İşverenin maaş ve ücret haczi yazısını gereği yapmamasının bir başka  müeyyidesi de  İcra İflas Kanunu 335 ve 357. Maddeye göre Cezai  soruşturmaya muhatap olmasıdır. Zira İİK 357. Madde “İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.” denilmektedir.Borçlunun birden fazla icra dosyasına borcu  varsa, gelen yazılar geliş tarihi hatta saatine göre sıraya dizilir. Hangisi önce gelmişse ondan başlamak üzere kesilen paralar o dosya bitinceye kadar yatırılmaya devam edilir. Sıradaki dosya borcunun bitmesi halinde hacizlerin geliş sırasına göre kesintiler dosyalara yatırılmaya devam edilir.Borçlu işçinin haciz müzekkerelerindeki borç miktarı bitmeden işten ayrılması halinde durum derhal icra müdürlüğüne yazılı olarak bildirilmelidir.
Maaş Haczi ile İlgili Kanun Metni
Kısmen haczi caiz olan şeyler
Madde 83.- Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilâma müste­nit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandık­ları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.
Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Maaş ve ücretlerin kesilmesinde usul : 
Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.  Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vuku bulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de mal memuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.  Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler: 
Madde 356 – Yukarıdaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.
Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.  Yukarıdaki madde hükümlerine riayet etmeyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir. 
Cumhuriyet savcılığınca takip: 
Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmayanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır. 

YARGITAY KARARLARI:

·         Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 23.03.2017 tarih, 2016/12502 Esas ve 2017/4315 Karar sayılı kararı’’Dava; şikayete ilişkindir. İİK'nun 79. maddesinin birinci fıkrasına göre icra dairesinin haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi  yapması gerekir. İİK'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklara yetecek miktarı haczolunur” hükmünü düzenlemiştir. İİK'nun 85 ve 79. maddelerinden çıkan ortak sonuç icra müdürüne haczin uygulanması konusunda takdir yetkisi tanınmadığıdır. İİK'nun 85. maddesi sadece “alacaklara yetecek miktarı” saptanması konusunda takdir hakkı tanımaktadır. İİK'nun 85/ son maddesinde; “haczi koyan memur borçlu ve alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir” şeklinde yer alan hüküm alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesini güvence altına almayı amaçlamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Dairemizin yerleşik kararları, icra müdürünün bir malın haczinin caiz olup olmadığı konusunda kural olarak takdir hakkının olmadığı, haciz talebini yerine getirmek zorunda olduğu, o malın haczinin  caiz olup olmadığı ancak, borçlunun şikayeti üzerine icra mahkemesinde incelenebileceği yönündedir. ( HGK 31/03/2004, 12/202-196 ). ( 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 Sayılı Kanun'nun 16. maddesi İİK'nun 82. maddesine ekli son fıkrası ile icra memurunca haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığı takdir yetkisini vermiştir ).İcra müdürlüğü alacaklının talebi ile borçluya ait malvarlığı üzerine haciz koymak zorundadır. Ancak borçlu haczedilmezlik şikayeti ile icra mahkemesine başvurabilir ya da haciz müzekkeresi gönderilen üçüncü kişi şikayet yoluna başvurabilir. O halde, mahkemece şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

·         Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 14.02.2017 tarih, 2016/10014 Esas ve 2017/1890 Karar sayılı kararında ‘’ Bu durumda, kıdem tazminatının ücretten sayılacağına dair bir hüküm bulunmadığından tamamı haczedilebilir.’’

·         Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 16.01.2017 tarih, 2016/8863 Esas ve 2017/383 Karar sayılı kararında Fazla mesai, evlilik yardımı, çocuk zamları, ayni yardımlar, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti gibi ödemelerin haczi mümkün değildir. Kıdem  tazminatı gibi ödentinin ve vergi iadesi alacağının ücretten sayılacağına dair bir hüküm bulunmadığından anılan gelirlerin tamamı haczedilebilir.

·         Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 18.12.2017 tarih, 2016/14133 Esas ve 2017/8026 Karar sayılı kararında’’ …Borçlunun üçüncü kişi nezdinde bulunan maaş alacağı için İİK'nun 355. maddesindeki hüküm uygulanacak ise de maaş dışındaki hak ve alacakları için İİK'nun 89. maddesinin uygulanmasında bir yanlışlık yoktur.Bu durumda mahkemece davacıya birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle dava dışı takip borçlusu Atakan Yarız'ın davacı nezdinde maaş dışında bir alacağı bulunup bulunmadığı bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile hükmün kurulması doğru görülmemiştir.

·         Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 18.12.2017 tarih, 2016/14133 Esas ve 2017/8026 Karar sayılı kararında ‘’Dava, emekli maaşına konulan haczin  kaldırılması istemine ilişkindir. Emekli maaşından kesinti yapılabilmesi için borçlunun muvafakati ve bu muvafakatin geçerli olması için hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması gerekli olup Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılacak müzekkere ile de haczin uygulanması sağlanmaktadır. 

·         Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 16.03.2017 tarih, 2016/9664 Esas ve 2017/4016 Karar sayılı kararında Dava; memur işlemini şikayete ilişkindir. Somut olayda TCDD'de sözleşmeli/kadrolu memur olduğu anlaşılan borçluya icra dosyasından örnek 7 numaralı ödeme emri tebliğ edilmiş olup, borçlunun henüz kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden vermiş olduğu muvafakat beyanı,maaş  haczinden önce olduğundan, İİK'nun 83/a maddesi hükmüne göre geçersizdir. Bu durumda İİK'nun 83. maddesi uyarınca borçlu ve ailesinin geçimi için lüzumlu olan miktar belirlendikten sonra 1/4'ten az olmamak üzere borçlunun maaşına haciz konulması mümkün olup, maaşında başka haciz varsa önceki haciz bitmeden kesinti yapılamayacağından, mahkemece, bu ilkelere göre değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, İİK.nun 83/a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilemez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir ( HGK. 31.3.2004 tarih 2004/12-202 E. 196 K. ve 31.3.2004 tarih 2004/12-167 E. 185.K. ).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder