10 Temmuz 2015 Cuma

                               STAJYER AVUKATLIK SÜRECİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

1.HUKUK SERÜVENİNİN BAŞLANGICI

            Daha önceki yazımda Stajyer Avukatlık sürecinden bahsetmiştim. Ancak iş yaşantısına çok detaylı girmedim. Bu yazımda daha çok avukatların stajyerlere bakış açısı ve kendimce önemli gördüğüm iş yaşamındaki bazı detaylar hakkında  stajının bitimine 2 ay kalmış bir stajyer avukat olarak naçizane bilgi vermek istiyorum.


           Öncelikle kendim aile ve sosyal çevremizde hiç hukukçu olmamasına rağmen içimde hep bir hukukçu olma duygusu beslemişimdir. Ancak (ilk yılımda) o zamanki ÖSS'de kötü bir puan aldıktan sonra hevesim biraz kırılmış olsa da bir sene daha hazırlanıp hatırı sayılır bir puanla kendimce çok iyi bir devlet üniversitesine yerleştim. Nitekim ne kadar doğru bir tercih yaptığımı üniversitenin daha ilk yılında anlamıştım. Her yönden geçerliliği olan ve farklı meslek gruplarını içinde barındıran bir bölümde okumak ve de en önemlisi insanın istediği bir bölümde okuması dünyanın en değerli konularından birisi bence. İnsanın sosyal bir varlık olmasından doğan birtakım sonuçları her geçen sene uygulamalı olarak görmek ve bu sonuçlara birtakım çözümler bulmak da sanırım bu işin zevki olmalı. Sözün özü doğru bölümdeydim ve Avukat yada iyi bir hukukçu olarak hayata atılmak için 4 senelik bu formasyonun bitmesi gerekiyordu.

            İlk senelerde özellikle üst devreler okulun 4 seneden asla bitmeyeceğini ve '' 5 yılda bitiren 1 sene 4 yılda bitirense ömrünü kaybeder'' şeklindeki korkutmalarını hala hatırlıyorum. Ancak o yada bu şekilde bu okul bitmeliydi ve sonunda da herhangi bir uzama olmadan okulu bitirdim.

2.MEZUNİYET SONRASI DÖNEM : SUDAN ÇIKMIŞ BALIK

            Daha önceki yazılarımda mezuniyetten sonraki süreçten hep dem vurmuşumdur. Çünkü 22-23 yaşındaki bir bireyin daha bir gün önce öğrenciyken bir gün sonra potansiyel bir stajyer olması en azından hemen alışılabilecek bir durum değil. Bir de artık okul bittiğine göre ailenin ve çevrenin artık eli ekmek tutacak tavrı vardır ki bu durum en can sıkıcı noktalardan biridir. Artık mezun olmuşsunuz ve aile de bir beklenti içine girmişse staj evrakları da hazırlandıktan sonra iş arama sürecine girilir. Normal şartlar altında Stajyer Avukatın ilk altı ayı adliye stajı olarak gözükse de daha önceki yazımda da ayrıntılı olarak anlattığım üzere naylon ve gereksiz bir süreç karşımıza çıkacaktır. Yıllardır süregelen teamül ve adli personelin de staj işine soğuk bakışı ilk altı aylık bölümün zaman kaybı olmasından başka hiçbir şey değildir. Bu nedenle de adliye stajı söz konusu ise de haftada yada çoğu zaman ayda bir atacağınız göstermelik imzalarla bu süreci atlatıyorsunuz. Tüm bu nedenlerle de hazır mezun olup ailenin çalışma konusundaki ısrarı da arttıkça iş bulma süreci daha stajın başında başlıyor maalesef. Maalesef diyorum çünkü bu sürecin güçlü hukukçular yetiştirilmesi için muntazam bir şekilde yapılması gerektiğine inanıyorum. Koskoca bir staj süreci bitip de adli yada idari işleyişi öğrenememiş bir stajyer avukatın hukuk sistemine bir katkısı olacağını zannetmiyorum.

3. İŞ ARAMA SÜRECİ: UPPER STAJYERLİK DÖNEMİ

             Gelelim iş sürecine... Evet dediğim gibi mezun olup da aile ve çevre baskısı arttıkça iş bulma süreci biraz daha hızlanıyor tabi ki. Hemen hemen her baronun İnternet sitelerinde stajyer avukat ilanlarını görebilirsiniz. Bu konuda en çok yol gösteren durumlardan birisi bu. Avukatlar yanında çalışmasını istediği stajyerin meziyetlerini buraya ilan vererek bildirir. Hemen hemen her avukatın istediği meziyetler aşağı yukarı belli: '' Özellikle İcra Hukuku alanında faaliyet gösteren .....'daki büromuza Kılık kıyafetine önem veren, prezantabl, devlet üniversitelerinden mezun olmuş, stajının başında, daha önceden az da olsa tecrübesi bulunan, Office bilgisine sahip stajyer avukatlar aranmaktadır. İlgilenenlerin .... mail adresine özgeçmişlerini mail atmaları önemle rica olunur.'' Hatta bu ilan bir tık daha ileri gider ve ilginçleşmeye başlar: ''Bilmem ne towersta ulusal/uluslararası firmalara hizmet veren firmalara danışmanlık yapan hukuk büromuza dış görünüşüne önem veren, takım çalışmasına yatkın, mesai problemi olmayan, sigara kullanmayan, devlet üniversitelerinden yüksek derece ile mezun olmuş, ingilizcenin yanında bir dil daha bilen (hatta ingilizce bilgisi bölümüne toefl en az 80 yada upper ingilizce yazanlar da vardır.), aktif araç kullanabilen stajyer avukatlar aranmaktadır. İlgilenenlerin .... adresine mail atmaları yada .... hanımdan randevu almaları önemle rica olunur.''  Haklısınız aslında çok sıkıcı ve moral bozucu bir durum. Ama emin olun bu daha yolun başı ve asıl önemli durum bundan sonra başlıyor.

                   İlanlar dışında bir başka yol da özgeçmiş sitelerinin ilanları. Buralardaki ilanlar barolardaki ilanlar kadar çok değil ve şans faktörü gerektiren bir durum söz konusu. Ama denemekte fayda olacağını düşünüyorum. İşin ve rızkın nereden geleceği hiç belli olmaz. 3. olarak iş arama yolu da işin sizin ayağınıza gelmesi ki biz buna halk arasında ''Dayı faktörü'' diyoruz. Burada siz işe gitmiyorsunuz iş size geliyor :) Bilmem anlatabildim mi ?

               Dediğim gibi söz konusu ilanlardan bize en yakın büroya/şirkete attık mail bekliyoruz. Emin olun o maile hemen cevap gelmez. Bunun için birden fazla yere mail atarsanız sizin yararınıza olur. Hem olası bir çalışma koşullarını yada ücreti beğenmeme halinde elinizde seçme imkanı olur hem de zamandan kazanmış olursunuz. Attığımız maile cevap geldi ya da bizi aradılar. İletişim ve adres bilgilerini de aldıktan sonra gittik görüşmeye. Tavsiyem olabildiğince sakin olun. Unutmayın ne kadar sakin olursanız o kadar çok etkilersiniz avukatı. Görüşme başladıktan sonra yüzde 90 avukatlar kendinizi tanıtmanızı ister ve yaptığınız işleri bilmek ister. Eğer daha önceden en azından birazcık da olsa deneyiminiz varsa bu seçilme olasılığınızı arttırır. Çünkü çoğu avukat bir stajyeri baştan yetiştirmek istemez. Kendisi için zaman kaybı olacağını düşünür. Tabi bu konudaki istisna avukatları ayrı tutuyorum ve onlara çok teşekkür ediyorum o ayrı bir durum. Eveeett. Görüşmenin bu bölümünü de bitirdikten sonra sizden büro hakkında ne beklediğiniz sorulur yada eğer bir İK görüşmesi ise klasik sorular başlar: Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz? Kendinizde beğendiğiniz/ beğenmediğiniz özellikler nelerdir? İş yaşamında sizce hangi durumlar önemlidir? Dur be kardeşim destur yani :) Ne iş yaşamı ne özelliği sanırsın 10 yıllık avukatla görüşüyorsun :) Bu sorulara kesinlikle hazırlıklı olun. Burada vereceğiniz cevaplar önem taşıyabilir. Ve kesinlikle hangi alanlarda çalışıyorsunuz ve bana vereceğiniz görevler nelerdir? sorularını karşı tarafa sorun. Çünkü bu konular sonradan sorun çıkartabilir. Ayrıca stajyer avukat görüşmesine gidiyorsanız bu çizgide gidin. İşte ben 2 ay sonra hakimlik- savcılık sınavına hazırlancam kendimi denicem derseniz seçilme olasılığını unutun. Hiçbir avukat 2 ay için sizi yanına almak istemez. Çünkü 2 ay da olsa bir emek verecek işi öğretecek sonra da uçup gideceksiniz. Onun için bunlara da dikkat etmeniz yararınıza olur.

             Şimdi de zurnanın zırt dediği yerdeyiz. Uzun uğraşlar sonucu bizi muhatap alan bir hukuk bürosuyla iletişime geçip gidip konuştuk. Kendimize göre de çok güzel bir konuşma geçti. Gelelim maddi konulara. İnanın okul başından itibaren en az 80-90 mülakat görüşmesi yaptım. İstediğim parayı veren 1-2 yer dışında neredeyse yok. Hele hele ilanlarla ilgili bilgi verdiğim paragrafta upper ingilizce isteyen yerler sadece yemek ve yol verir genellikle. Çünkü bu hukuk bürolarının ismi vardır. Falanca yerde stajımı yaptım derseniz sanırsınız bütün kapılar size açılır :) Ücret konusuna gelince her büronun belirlediği rakamlar aşağı yukarı bellidir. Kendi maddi durumlarına yada yaptıkları işlerin getirilerine göre bir rakam çoktan belirlenmiştir. Bu nedenle kesinlikle ilk rakamı siz belirlemeyin. Bırakın karşı taraf söylesin ki eğer maddi olarak sizi tatmin etmezse karşı taraf sizin rakamına gelsin. Bir nevi pazarlık söz konusu burda. O nedenle kendimizi ağırdan satmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Büyük şehirlerde ilk altıncı ayında bulunan stajyere verilen rakamlar 600 ile 1000 tl arasında değişmektedir. 600 lira, genellikle dava işlerinin yoğun olduğu avukat için kısa vadede getiri olmadığı için ödemelerde sıkıntı yaşamamak adına öngörülen ücrettir. 1000 tl de genellikle icra yoğunluğunun olduğu sıcak paranın sürekli sirkülasyon yaptığı hukuk bürolarında öngörülen ücrettir. Eğer biz sadece kurum icrası yapıyoruz diyen bir hukuk bürosu ile karşı karşıyasanız size tavsiyem arkanıza bakmadan kaçmanızdır. Çünkü eğer takip elemanı da yoksa haftada en az 100-150 takip açarsınız ve hepsinin takibi birden omuzlarınıza çöküverir. Bunlara dikkat etmenizde fayda var akıl ve ruh sağlığınızı korumak ve avukatlıktan hemen soğumamak için :)

             Gelelim kendimce ve çevremde duyduğum kadarıyla bu iki hukuk bürosu tipi arasındaki olumlu ve olumsuz yönlere. Öncelikle dava ile uğraşmak istiyorum ve dilekçe yazma tecrübesi kazanmak istiyorum diyorsanız ilk hukuk bürosunu öneriyorum. En azından daha huzurlu çalışır ve mutlu olursunuz. Ancak maddi yönden aile katkısı almaya da devam etmeniz gerekiyor. Bu kimileri için olumlu kimisi için olumsuz buna herkes kendisi karar verir. Eğer icra hukukunu öğrenmek ve tevziden tahsile her aşamasını bilmek istiyorum diyorsanız da ikinci hukuk bürosunu öneriyorum. Ancak tahsil yolları her ne kadar çeşitli olsa da genellikle yapılan işlemler aynı. Tevziden başlayıp dosya kesinleşince tahsilat için yapılan işlemler çoğu hukuk bürosu için benzer. Bu nedenle kendimce sadece icra hukuku ile ilgilenen bir büroda çalışınca belli bir süre sonra sıkılıyorsunuz. Çünkü her dosya için aynı talepler, aynı müzekkereler belli bir süre sonra canınızın sıkılmasına yol açabilir. Ancak bu tür işleri layıkıyla ve sıkılmadan yapanlar da var. Bu tamamen tercih meselesi. Bu tür hukuk bürolarının olumlu tarafı ise diğer hukuk bürolarına göre verdiği ortalamanın üstünde para. Hatta anlaşmanıza ve hukuk büronuzun inisiyatifine göre tahsilattan prim alma da kaymaklı ekmek kadayıfı. Bu yorumlardan sonra tercih ettiğim ve önerdiğim hukuk bürosu şekli : '' little little into the middle '' :) Yani hepsinden azar azar koyalım ben gerisine bakarım şeklindeki hukuk bürosu. Burada hem dava yoluyla dilekçe yazma becerinizi geliştirebilir hem de icra hukuku alanında sıkılmadan yol alabilirsiniz diye düşünüyorum. Ancak bu tür hukuk büroları hemen doluyor ve onun için de hızlı hareket edip bir an önce bulmanız gerekiyor. Ayrıca nerede, hangi alanlarda ve kimle çalışmak istediğinize siz karar verin inanın bu daha önemli !

4. HUKUK BÜROSU-ŞİRKET STAJYERLİĞİ KARMAŞASI

                  Staj için her iki alanda da duyumlar almış ve deneyimler kazanmış biri olarak bu konuda da birkaç bir şey söylemek istiyorum.

                 Normal şartlar altında stajyer avukatın ilk altı aylık bölümde çalışması yasak. İkinci altıncı aylık bölümde de şirket adına çalışması yasak. Avukat yanındaki staj da ''Avukatlık stajının kalan altı ayı, staj yapılan Baro levhasına kayıtlı, meslekte en az beş yıl kıdemli (bu beş yıllık kıdem hesabına Avukatlık Kanununun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler dahildir) ve bağımsız bürosu olan bir avukat yanında yapılır. Avukatlık ortaklıklarında, bu Yönetmelikteki koşulları taşıyan ortak avukat bulunması halinde staj yapılabilir.'' maddesi bulunduğu için maalesef şirkette gösterilemiyor. Bunu hiç ama hiç anlamamış biri olarak bu konu üzerinde durmak istemiyorum.
                    
                 Hukuk bürosunda yapılan stajla şirkette hukuk müşavirliği yanında yapılan stajın çok farklı yanlarının olduğunu söyleyebilirim.  Öncelikle bir şirkete stajyer avukat olarak başvuru yapmışsanız lütfen ilanın stajyer avukatlıkla ilgisi olup olmadığını gittiğinizde sorun. Çünkü bazı şirketler sigorta yapma zorunluluğu bulunmadığından ve ucuz iş gücü olarak gördüğünden stajyer avukatları kullanmakta. En amiyane tabiriyle lise stajyerlerinin yaptığı işlere sürülmektedirler. Bazıları istisna olmak üzere bütün bir gününüzü fotokopi, tarama ve gelen müzekkerelere cevap verme gibi bence Stajyer Avukatlıkla ilgisi olmayan bir işte geçirmek istiyorsanız bu sizin kararınız. Bu durumların insanı geliştirdiğine inanmıyorum. Ancak şirketlerin en önemli artısı CV'nize yazacağınız olmanız ve ileride eğer hukuk müşavirliği düşünüyorsanız bunun için size yardımcı olmasıdır. Ancak dediğim gibi istisna şirketlerde kendinizi pek tabi geliştirebilir özellikle İş hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Ticaret/Şirketler Hukuku ve Tüketici Hukuku gibi alanlarda deneyim elde edebilirsiniz. Ayrıca noterde yürütülen özellikle vekaletname işlerinde de tecrübe kazanabilirsiniz. Bir de bence dikkat etmeniz gereken nokta şirket hukuk müşavirliğinin tek kişiden oluştuğu yapılandırmalardan uzak durun. Çünkü şirket hukuk müşavirliği gördüğüm kadarıyla son derece yıpratıcı ve zor bir meslek. Telefonlarınız ( ki muhtemelen birkaç tane vardır) sürekli çalar ve danışmanlık konusunda sürekli bilgi vermeniz gerekmektedir. Telefonlarınızın ne zaman çalacağı ise hiç belli olmaz. Belki gece yarısı belki sabah mesai başlar başlamaz. Bu nedenle bu denli yoğun olan avukatlardan faydalanmak son derece zor olabilir. Sizden bir şeyler yapmanızı bekleyebilirler. Eğer ki çok deneyiminiz yoksa bu süreçte çok sıkıntı yaşayabilirsiniz. Hukuk bürolarındaki stajda ise yukarıdaki açıklamalarımı tekrarlamakla birlikte staj süresi içerisinde bir tık daha olumlu olabileceği kanaatindeyim. Hele ki birden fazla avukatın olduğu hukuk bürolarında çalışmak bir avukattan yararlanamazsanız diğerinden yararlanma imkanı sağlayabilir. Tabi şirkette edinebileceğiniz tecrübeleri de edinemeyebilirsiniz. Bunlar tamamen tercih meselesi ve hangi alanla uğraşmak istediğinizle alakalı. Bu arada tek avukat yanında staj yapmanın yanlış olduğunu da söylemiyorum. Aksine sizin üzerinize düşecek ve sizi geliştirmek isteyen bir avukatsa tüm diğer anlattıklarımdan daha iyi bir sonuç doğurabilir. Ancak bu konuda şansınız çok az. Hukukta süreler önemlidir avukatın vakti de değerlidir. Bunu unutmayın !

5. SÖZÜN ÖZÜ: KENDİNİZİ İYİ TANIYIN VE NE İSTEDİĞİNİZE KARAR VERİN!

                Başlıktan da anlaşılacağı üzere kendinizi iyi tanımanız gerekiyor. Ben ne yapabilirim değil de ben ne yapacağım olursa cevap daha kısa sürede gelecektir. Bu konuda ilgi alanlarınız, düşünceleriniz ve yaşam sitiliniz belirgin roller oynayacaktır. Ve benden bir tavsiye buna hemen karar verin. Karar veremediğiniz her an sizin aleyhinize işleyecek ve staj süresinin iyi ve verimli değerlendirilmemesine yol açacaktır. Öncelikle mezun olmadan ve en geç mezun olduktan hemen sonra hangi mesleği olmak istediğinizi kararlaştırın. Ben hakim/savcı olacağım diyorsanız hazırlanın sınavlara. Çünkü bir yandan staj yapıp bir yandan hazırlanmak zor olacaktır ve odak noktanızı da bölecektir. Yok kardeşim ben avukat olmak istiyorum diyorsanız da hemen iş arama sürecine girin. Hukuk müşavirliği/ serbest avukatlık konusunda da karar verdikten sonra hedefe odaklanın. Emin olun bu kesin sonuç getirecektir.

                  Ve son birşey daha: başkalarının hayatlarını yaşamayın kendi hayatınızı kurun! Başkalarının hayatlarını bir süre sonra yaşayamazsınız çünkü arzu ettiğiniz sonuçlar doğmayacaktır. Kendi hayatınızı kafanızda kurduğunuzda emin olun daha mutlu olacaksınız. Yazımı okuyan ve bir nebze de olsa yardımcı olduğum herkese yaşamlarında başarılar dilerim. Her şey gönlünüzce ve güzellikler içinde olsun :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder